Yalan hayatlar
18 Ocak 2017

Soğuklar yüzünü göstermeye başladı. Yakında yolların ve acıların üzerini kar kaplar. Sobalar kurulur, odunlar kesilip istiflenir. Kalın giyinmiş insanlar buzda kaymamak için akrobatik hareketler sergiler. Saçaklardan sarkan devasa buzlar bulunabilen en uzun sopalarla kırılmaya çalışılır. Sinemaya yeni gelen bir film gibi Muş’a kar gelmiştir, fakat insanlar bu filmi defalarca izlemiştir.

Sabahın titrekliğinde uyandı uykusundan Burak. Gözlerini açmadan yaklaşık yarım saat düşündü yatağında. Hafta sonu olduğu için erken kalkması gerekmiyordu. Yine de yavaşça doğruldu yatağından. Duvarlarını buz tutmuş banyoda yüzünü yıkadı. Aynada titreyen yüzü benzetemedi kendine. Kurulanıp odasına geçti. Elbiselerini giyip dışarı çıktı. Karların üstündeki ekmek kırıntılarını yiyen serçeleri görünce hatırlayabildi ancak kahvaltı yapmayı. Bir simit alıp çay ocağının metrekaresi küçük salonunda kürsülerden birine çöktü. Çay simit ikilisinin bilinen tadını aldıktan sonra dışarı çıktı.

İstasyon minibüsüne bindi. Yol ayrımında inip otobüs terminaline doğru yürümeye başladı. Her zamanki gibi kalabalıktı terminal. Çuvallarının üstüne oturmuş bekleyen yaşlı teyzenin bakışları arasında bilet satış bürosuna girdi. Nereye gideceğine bakmadan perondaki beyaz otobüste yer olup olmadığını sordu. En arkada bir koltuk boştu. Bileti alıp dışarı çıktı.

Çuvallar ve teyze zamana direniyordu sanki. Bir heykel edasında aynı manzara. Cümle yüklemsiz, teyze yüklemsiz, hayat tüm ağır yüklerine rağmen yüklemsiz duruyordu. Otobüse arka kapısından binip en arkada, cam kenarındaki koltuğuna oturdu.

Cep telefonunu aldı eline, birkaç dakika dışarıyı izleyip arama tuşuna bastı.
Telefonu santraldeki polis memuru “buyurun” diyerek açtı. Burak “Gençliğimi kaybettim.. Hükümsüzdür!” dedikten sonra telefonu kapattı.

Ve otobüs harekete geçti. Bilinmeyen bir kente tüm bilinmezliklerle birlikte yola çıktı Burak. Ne kadar kötü olabilir ki diye geçirdi aklından. Bildikleri, yaşadıkları o kadar aynıydı ki, daha kötüsünü düşünemiyordu.

Sinemaya yeni gelen bir film gibi Muş’a kar geldi.. peki kaçımız bu tekrar filminde gençliğinin harcanmasını engelleyebildi?

Taylan Özkan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.